BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ)
Burun estetiği uygulamaları uzmanlık ve profesyonellik gerektirir…

Hem estetik açıdan hem de sağlıklı nefes almak amacıyla ihtiyaç duyulan burun estetiği uzmanlık ve tecrübe gerektirmektedir. Kulak burun boğaz hastalıkları alanında 20 yıllık uzmanlığı ve gerçekleştirdiği yüzlerce operasyonla Op. Dr. Cenk TEKER hastalarının aynaya gülümseyerek bakmasına yardımcı olmaktadır. Yüz ifadesini tümüyle etkileyen burun şekli, her kişiye özel olarak tasarlanmaktadır. Her insanın yüz ifadesi eşsiz ve tektir bu nedenle de bizler ekip olarak herkese aynı şekilde değil kişinin yüz hatları baz alınarak kişiye özel işlem yapılmasını prensip edinmekteyiz.

RİNOPLASTİ
BURUN ESTETİĞİ

Rinoplasti, burun estetiği hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

REVİZYON BURUN CERRAHİSİ

Revizyon burun estetiği hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

BURUN UCU ESTETİĞİ

Burun ucu estetiği, tip plasti hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

AMELİYATSIZ BURUN ESTETİĞİ

Dolgu uygulamaları hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

BURUN ESTETİĞİ UYGULAMALARIMIZ
Gözde’nin Hikayesi
Kader’in Hikayesi
Nurefşan’ın Hikayesi
Ayşenur’un Hikayesi
Sultan’ın Hikayesi
Mahsun’un Hikayesi
Aylin’in Hikayesi
Ebru’nun Hikayesi
Sosyal medya hesaplarımızdan güncel çalışmalarımızı görebilirsiniz.
Göz Atın ve Bizi Takip Edin!
Doğal Burun Estetiği

Burun estetiği olacak hastaların aklındaki en temel sorulardan birisi de ameliyatan sonra nasıl bir görünüme kavuşağıdır. Günümüzde en sık yapılan ameliyatlardan birisi olan rinoplasti operasyonunun sonucunda hem memnun edici hem de sağlıklı sonuçlar elde edilebiliyor. 

Uzun yıllara dayanan tecrübelerimiz ışında biliyoruz ki ameliyat sonucu doğal bir görünüm hastalarımızı en çok memnun eden unsurdur. Elbette burun şekli konusunda farklı taleplerde olmaktadır fakat uzun vadede doğal burun estetikleri en memnun edici operasyonlar arasında öne çıkmaktadır.

AMELİYATSIZ BURUN ESTETİĞİ

Ameliyat olmak istemeyen ya da kalıcı sonuçlar elde etmek istemeyen hastalarımıza botoks ile muayenehane ortamında burun şekillendirme uygulamaları yapılmaktadır.

Botoks ile yapılan şekillendirmeler 6 ay ile 1 yıl arasında kalıcılık sağlanmaktadır. Hastaların taleplerine göre işlem tekrar edilebilmektedir. Kullanım sonucunda hastalarımız rinoplasti ile kalıcı olarak bir düzeltme sağlanmasını isteyebilmekte ve bu şekilde önceden sonucunu aşağı yukarı görebilmektedir.

Dünyanın her yerinden gelen hastalarımızda da yüksek memnuniyet oranına sahibiz.
Türkiye’de Sağlık Turizmi
Merak Ettikleriniz

Rinoplasti Hakkında Öne Çıkan Sık Sorulan Sorular

Rinoplasti; burnundan mutlu olmayan, yüz kemik gelişimi tamamlanmış, ne istediğini bilen, hem şekil hem fonksiyonel sorun yaşayan, aktif cilt lezyonu olmayan, ruhsal bozukluğu olmayan, genel anestezi alabilecek herkese rinoplasti yapılabilir.

Bunun aksine, kemik gelişimi tamamlanmamış ,genel anestezi almaya engel olacak  tıbbi rahatsızlığa sahip, ciddi ruhsal bozukluğu olan kişilere rinoplasti uygulanamaz.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır demek yanlış olmayacaktır. Mutlaka açık teknik ya da mutlaka kapalı teknik kullanılmalı diye bir kural yoktur. Kapalı tekniği tercih eden cerrah arkadaşlarım, kapalı tekniğin hiç iz bırakmadan sonuçlandığını söylüyorlar. Açık teknik sonucunda da iz görünmeyecek hale geliyor. Biz burnu açtığımızda, durağan haliyle olan durumda gereğini yapıyoruz. Dünyada da daha çok tercih edildiği gibi açık tekniği yapmayı daha çok tercih ediyoruz. Ancak, uygun hasta olduğunda.

İdeal burun vardır. İdeal burun, her yüze en uygun burundur. Çünkü rinoplastinin hem sanat hem teknik hem de bilgi ve birikim olduğunu düşünürsek; “ideal sanat ve teknik var mıdır?” sorusuna dönmeliyiz. İdeal sanat, her sanatçının kendi için planladığıdır. İdeal teknik, her cerrahın kullanmayı tercih ettiğidir. Bilgi ve birikim seneler içerisinde bizimle süregelen bir yoldur. Tıpta bize ilk öğretilen şey; “hastalık yoktur, hasta vardır.” olmuştur. Her hastalık her hastada farklı tezahür eder. Dolayısıyla yüze uygun, hastanın mutlu olduğu, doğru burun ve dışarıdan övgü alan burun en ideal burundur.

Her ameliyat gibi burun estetiği ameliyatının da komplikasyonları ve riskleri olabilir. En ciddi riskler, ameliyat sonrası oluşabilecek enfeksiyonlar dikiş reaksiyonları, kanama ve ön görülemeyen iyileşme biçimleridir. Ameliyatlarımızı gerekli tedbirleri alarak yapmaya gayret ediyoruz. Ancak oluşabilecek riskleri ve komplikasyonları ön görmek mümkün olmayacaktır. Oluşabilecek komplikasyonlar ve riskler; hasta kaynaklı olabilir, operasyon kaynaklı olabilir, iyileşme sürecinde karşılaşılabilecek travmalar kaynaklı olabilir.

Burun estetiğinin net bir mevsimi yoktur. Güneşin altında aktif kalmadıktan sonra yazın ortasında da ameliyat olunabilir. Kış ayı bizim için daha uygundur. Çünkü güneş ışınlarına daha az maruz kalırız. Ancak hastamız bilinçliyse, tatilini yaptıysa, direk güneş ışınlarıyla temasta olmayacaksa, deniz tatili hedeflemiyorsa her mevsim ameliyat yapılabilir.

Evet, düzelttirebilirsiniz. Nefes alma probleminize çözüm sağlarken aynı zamanda burun estetiği de yapabiliyoruz. Bu ameliyata septorinoplasti ameliyatı denir. Burnun hem fonksiyonel sorunlarına hem de görsel problemlerine eş zamanlı çözüm sağlayabiliyoruz.

Burun estetiği operasyonunun net bir alternatifi yoktur. Ancak, burun dolgularıyla burun eğriliklerini, diğer yerleri yükselterek yani burnu büyüterek küçültme işlemi yapmak mümkündür. Kalıcı olmaz, kesinlikle ve kesinlikle tekrar gerektirir. Ağrılı bir işlemdir. Burun efeksiyona yatkın hale gelebilir ve aynı görseli yakalamak mümkün değildir. Bir alternatif sayılmamakla beraber, burundaki nefes problemine de bir çözüm olmaz.

Burun estetiği ameliyatını başka yüz estetiği ameliyatları ile kombine edebiliriz. Bunlardan en sık karşılaştıklarımız; burun estetiği ameliyatı esnasında uygulanılan botox ve dolgu uygulamaları, liplift yani üst dudağı kaldırma uygulaması, mini yüz germeler, göz kapağı estetiği, kepçe kulak estetiğidir.

Bu durum her hastaya göre değişkenlik göstermekle beraber, buna ortalama 1 yıl diyoruz. Her geçen gün şekil değişecektir ve burun yüze daha adaptif hale gelecektir. Ancak bunun için ortalama verilecek süre 1 yıldır. Elbette %100 iyileşmeyi bir ömre yaymakta fayda vardır.

İnsanların yüzü ve vücudunda hiçbir organ birbirinin simetriği değildir. İki kaş, iki göz, burun delikleri, iki göğüs ve sayabileceğimiz birçok uzvumuz birbirinden  farklı ve asimetriktir. Bu nedenle, burun estetiği operasyonlarında cerrah ne kadar iyi bir işçilik ortaya koyarsa koysun tamamıyla bir simetri durumu mümkün değildir. Yüz daha simetrik bir hale gelebilir ancak tam anlamıyla simetrik olamaz. Ufak asimetriler olacaktır.

Burun estetiği ameliyatından sonra hastanın yapmasını en istemediğimiz şey, hastanın sigara ya da başka bir madde kullanmasıdır. Sigara içmek, doku iyileşmesini direk etkilediği için ve burun içinde cilia dediğimiz, minik tüycükleri geçici süreyle felç ettiği için enfeksiyon oluşumu ve yara iyileşmesinde gecikme karşımıza çıkabilir. Bunun dışında, düzensiz beslenmek, doktorun uyarılarına  uymamak, buz uygulamamak vb. durumlar estetik sonrası iyileşmede bazı defektler yaratabilir.

Revizyon ameliyat için yaklaşık 1 yıl beklemek gerekiyor. Nasıl ki burunun oturması için 1 yıl diyorsak, oradaki doku iyileşmesi için de 1 yıl kadar bir süreye ihtiyaç vardır. Bundan önce hasta ameliyat için çok ısrarlı olursa ameliyat başarı oranı düşer.

5 ile 7 gün içerisinde ateli çıkartırız, 3 ile 7 gün arasında ise buruna göre değişmekle beraber tampon çıkar. Bazı hastalarımızda tampon tercih etmediğimiz durumlar da mümkündür.

Burun için özel olan yağlı damlalar, okyanus suları ve tuzlu su ile burun yıkaması öneriyoruz. Bu hastayı yeteri kadar rahatlatacaktır. Hastalarımıza burun estetiği sonrası, ilk 1.5 ay çok yoğun sümkürmeyi önermiyoruz. Bu ciddi anlamda buruna zarar verir.

Burun ucunda düşme, minimal şekilde olacaktır. Bu bizim ameliyattan sonra beklediğimiz bir durumdur. Bu nedenle ameliyatta bu durumu ön görerek, düşme payını hesap ederek burnu şekillendiririz. Ancak bazı hastalarda, enfeksiyon, uygunsuz yara iyileşmesi, travma sonrası bu durum olabilir.